|
||
| Londra ailecek en sevdiğimiz şehirlerin başında gelir. Yine böyle bir seyahat öncesi, eşimle çok yakın olduğumuz bir çifti de davet ettik. Onlar bir başka Avrupa ülkesinde yaşıyordu. Ancak onca şehir ve ülke gezmiş olmalarına rağmen Londra'ya yolları hiç düşmemişti. Hevesle program yaptık: En iyi restoranlarda rezervasyonlar, çok zor bilet bulunan bir oyuna en iyi sıradan yerler... Küçük ama çok sevimli, üstelik Londra'nın en havalı sokağındaki otelimizde rezervasyon... Elimizden geldiğince tüm ilginç şehir turlarını planladık. Sonuç ne oldu derseniz, ilk andan sona kadar fiyasko! Arkadaşlarımız daha otele yerleşir yerleşmez şikâyete başladı: "Odalar çok küçük, havalandırma yeterince iyi çalışmıyor." Tipik bir şeyler yemek istiyoruz diye öğlen Pub'da 'fish and chips' yemeğe gidiyoruz bu sefer: "Burası bira kokuyor ve ben balığı pane sevmem". Aralarında da gerginler, sürekli bir kavga kıyamet... Şikâyetler dur durak bilmeden geliyor. Öyle ki ben de eşim de iki gün içinde serseme döndük. Küçük Londra seyahatinin tek zevk veren saatlerini, arkadaşlarımızla otelde vedalaşıp kendimizi uçağa attığımızda yaşadık. E ne demişler 'İnsan dostunu ya kumar masasında ya seyahatte tanırmış. | ||