Sevdigim.Net - Kurtlar Vadisi Pusu izle, Albüm Dinle, Albumdinle, Mp3 Dinle, Mp3 indir, Dizi izle, Diziizle, Dizi Seyret, Dizi Bölümleri, Canlı Dizi, Dizi Tekrarı, Lost izle, Film izle, Online Canlı Film izle, Güzel Sözler, Manalı Sözler, Türkiye Şehir Rehberi (Arşiv Ana sayfa) => Sevdiğiniz Tiyatro Oyunları

Konu: Afife Jale

Sayfa: [ 1 ]

Sevdigimsin 30.01.2008 01:39:12
Hepimiz Afife JALE’yi sahneye çıkan ilk Müslüman Türk Kadını olarak tanıyoruz. Afife JALE kimdir? Her yıl düzenlenen Tiyatro Ödüllerine isimi verilen Afife JALE’nin yaşamına şöyle bir göz atalım...

AFİFE JALE (1902-1941)

Sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olan Afife JALE, orta halli bir ailenin kızı olarak, 1902 yılında İstanbul'un Kadıköy semtinde dünyaya geldi.
10 Kasım 1918 günü Darülbedayi'ye (Şehir Tiyatroları) talebe olarak kabul olunan Beyza, Refika, Behire ve Memduha adlı beş kızdan biriydi. Afife ve Refika hariç öteki kızlar daha fazla dayanamamış ve "nasılsa sahneye çıkamayacakları" gerekçesiyle tiyatroyu bırakmışlardı. Aynı yılın 18 Aralık günü Refika tiyatronun suflör, Afife de "mülazım artistlik" (stajyer oyuncu) kadrolarına alınmışlardı.

Afife JALE, bir yıl süreyle bütün provalara devam etti, ama bir türlü sahneye çıkamadı. Öte yandan Refika, sahne gerisinde görev alan ilk müslüman Türk kadını oldu. 1919 yılının 13 Nisan gecesi premier'i yapılacak olan, Hüseyin Suat'ın "Yamalar" adlı oyununda, Emel rolü, Eliza Binemeciyan'ın Paris'e gitmesiyle ortada kaldı. Darülbedayi yöneticileri ister istemez rolü Afife Jale'ye oynatma kararı verdiler. Böylelikle Afife Jale, 22 Nisan gecesi, Kadıköy'deki Apollon Sineması'nda (sonraki Hale, şimdiki Reks) Emel rolünü oynayarak sahneye çıkan ilk müslüman Türk kadını oldu. O geceyi, altı yıl sonra Refik Ahmet Sevengil'e anlatırken "Hayatımda mesut olduğum ilk gece..." diyordu; "Sanatın, ruhuma verdiği güzel sarhoşluk içinde idim. Opiyekte güzel bir scene (scene: sahne) vardır; ağlama sahnesi... Orada taşkın bir saadetle ağladım. Sahiden ağladım... Alkış, alkış, alkış... Perde kapandı; açıldı,bana çicekler getirdiler. Muharrir Hüseyin Suat bey, kuliste bekliyormuş; ben çıkarken durdurdu; alnımdan öptü: "Bizim sahnemize bir sanat fedaisi

lazımdı; sen işte o fedaisin" dedi. O gece tiyatroya gelen zaptiyeler, yöneticilere bir uyarıda bulundularsa da genç sanatçı bir hafta sonra da "Tatlı Sır" oyununda yeniden sahneye çıktı. Sanatçı, polis tarafından tutuklanmak istenince, Kınar Hanım tarafından arka bahçeye kaçırılarak polislerin elinden zor kurtuldu. Üçüncü piyesi olan "Odalık" oynanırken polis tiyatroyu bastı fakat Afife JALE, bu kez de makine dairesinden kaçırıldı. 1921'de dahiliye nezaretinin bir buyruğu ile belediye 27 Şubat günü, 204 sayılı bildiriyi Darülbedayi Yönetim Kurulu'na gönderdi. Bildiride müslüman kadınların kesinlikle sahneye çıkamayacakları yazılmıştı.Bu bildiri üzerine Afife Jale, tiyatronun kadrosundan çıkarıldı. Ortalık biraz durulunca, birkaç yıl sonra Burhanettin Tepsi Kumpanyası ile Anadolu'da turneye çıktı, yeni tiyatro topluluğu ile Kadıköy'de oynadı, daha sonra da Fikret Şadi'nin Milli Sahne'siyle çeşitli kentlerde temsiller verdi. Zaten 1923'ten sonra Türk Kadınları Atatürk'ün emriyle sahneye çıkmaya başlamıştı. Gün geçtikçe bozulan sağlığı ve uyuşturucu alışkanlığı, tiyatroyu ister istemez bırakmasına neden oldu.
1928 yılında bir arkadaşıyla, Kuşdili çayırında Hafız Burhan'ın bir konserine gitmiş, orada sanatçıya tamburuyla eşlik eden Selahattin Pınar'la tanışmıştı. 1929 yılında evlendiler ve Selahattin Pınar "Nereden Sevdim O Zalim Kadını" gibi birçok ölümsüz şarkısını onun için besteledi. Bir süre sonra Selahattin Pınar, karısının morfin bağımlılığı ile başa çıkamamaya başladı.

Tiyatrodan uzak kalmak, sahneye çıkamamak, Afife JALE’yi mutsuz kılıyor, kurtuluşu yalnız "iğne"de buluyordu. Afife-Selahattin çifti 1935 yılında boşandılar. Bundan sonra Afife JALE içine düştüğü girdaba büsbütün batarak sefalet içinde sürünmeye başladı. Darülbedayi'deki dostlarının yardımıyla, Bakırköy Akıl Hastanesi'ne yatırıldı ve 24 Temmuz 1941’de, 39 yaşındayken kimsesiz bir halde yaşama veda etti.

Afife JALE’nin adını yaşatmak ve tiyatro sanatını teşvik etmek için Yapı Kredi Sigorta A.Ş. tarafından her yıl ‘Afife Tiyatro Ödülleri’ düzenleniyor.

Tiyatro sevgisini içinde barındıran bir insanın, yaşamının bütün olumsuzluklarına rağmen, tiyatro sevgisinin vazgeçilmezliğini bir kez daha okuduk. Bir tiyatrocunun en büyük ilacı sahne ve alkış sesleridir, pençesine düştüğü uyuşturucu, Afife JALE’yi her şeyden sahneden, insanlardan en önemlisi de alkışlardan uzaklaştırdı. O, zamanın unutulmaz tiyatro kadın sanatçılarından biriydi. Şimdi zihinlerde İlk Müslüman Kadın Tiyatro sanatçısı olarak kalmaya devam ediyor.


Sayfa: [ 1 ]