|
||
| Yazan-Yöneten: Ali Poyrazoğlu Sirk Sanatları Eğitmeni: Dominique Denis Dekor-Kostüm: Barış Dinçel Kuklalar: Karel Brozek Müzik: Turgut Noyan Oynayanlar: Ali Poyrazoğlu, Özdemir Çiftçioğlu, Berrak Kuş, Eser Ali, Onur Şenay, Richard Lanieps, Murat Ilgar, Korhan Aydın, Cankat Esen, Oylum Karakaş Oyuncuların, palyaçoların, kuklaların, canlı müziğin ve dansın iç içe geçtiği muhteşem bir güldürü... Tiyatronun perdesinin, koltuklarının, kostümlerinin, anılarının, kulise asılı kalmış tiradların satıldığı bir açık arttırmanın öyküsü. Yaşama tutunmanın, insandan insana sevgi köprüleri kurmanın yolları. Kahkahalar atarak düşgücünün kapılarını aralayan, oyuncuların ve seyircilerin, tiyatro mucizesine dönüşen muhteşem valsi. Yazın ortasında kar yağan, oturma odasından gemilerin geçtiği, gökyüzünde iki tane ayın olduğu hayaller ülkesine yolculuk... Düşgücümüz, doğarken bize armağan edilmiş en büyük zenginliğimizdir. Unutmayalım, düşgücü ruhun gözüdür. Ali’nin oyunlarından içimde eksiklik, tatminsizlik duygusuyla çıktığımı hatırlamıyorum. Bu kez de öyle oldu. Oyun bittikten sonra salondan çıkanların içinde tatlı bir sevinç biraz geçmişe yönelik hüzün ve eşe dosta anlatılacak bir yığın ilginç, matrak hikaye olacak hafızalarında... VATAN : Haşmet Babaoğlu Sanki Ali Poyrazoğlu'nun çocukken rüyasında gördüğü tiyatrodaydık evveli akşam. Cömertçe serpip üfürdükleri bembeyaz, tertemiz sahne tozunu içimize çekerek temizlendik. Ömrüne bereket Ali, müthiş bir seyirdi bize sunduğun. O güzel gençlerle birlikte sunduğunuz daha doğrusu... RADİKAL : Hakkı Devrim Oyuncuların, palyaçoların,kuklaların ve dansın iç içe geçtiği, Poyrazoğlu’nun muhteşem sanat gücüyle bütünleştiği bir oyun. Seyirciyi tam yüreğinden yakalıyor. BUGÜN : Nazlı Ilıcak Oyunu seyrederken Ali Poyrazoğlu’nun oyun yazarlığı ustalığına ve yer yer insanı duygulandıran trajik unsurlara rastlıyorsunuz. Komedi ile dram arasında nefis bir gel git gergefi kurmuş. HÜRRİYET : Doğan Hızlan Ali Poyrazoğlu nefesi, yeteneği ve yaratıcılığı ile yine şaşırttı beni. Müthiş gösterisinde nostaljik bir yolculuk yaptırdı bize… ‘tiyatronun aynı zamanda bir gösteri sanatı ‘ olduğunu izleyicilerini de zaman zaman oyuna katarak yine vurguladı. ‘Ben Eskiden Küçüktüm’ü sakın kaçırmayın. SABAH : Mehmet Barlas ‘Ben Eskiden Küçüktüm’ Ali Poyrazoğlu’na yıllardan kalan hepsi gerçek, gerçeğin kurgudan daha tuhaf olduğunun kanıtı hikayelerle dolu. Gidin görün sahnedeki büyük usta arkadaşlarıyla sohbet eder gibi rahatlıkla anlatıyor başından geçenleri. AKŞAM : Oray Eğin Ali Poyrazoğlu’nun ‘Ben Eskiden Küçüktüm’ adlı oyunu, gelmiş geçmiş tüm tiyatroculara bir saygı duruşu. Poyrazoğlu, kahkaha ile gözyaşını, taşlamayla toplumsal sorumluluğu, kuklalarla tiyatroyu buluşturan incelikli çalışması ve usta işi oyunculuğuyla gözleri her iki anlamda da- doldurdu. |
||